12 Aralık 2010 Pazar

Yanlız.

    Yalnız, tek tabanca’dır.. her gördüğüne “daan!.” diye vurulur. 
    İki kere yalnız, iki yalnız eder. 
    Yalnız yalnıza aşık olursa, yalnızlık toplamları belki bir çocuk yapar. 
    Yalnıza sormuşlar: “boynun neden eğri?” “hüzün kireçlenmesinden” demiş. 
    Yalnızlar rıhtımı, kuru kalabalık’tır. 
    Yalnızın kefeni sümerbank basması. 
    Yalnızın tatlı canı, bedenine eziyet. 
    Yalnızlar, kendi aralarında ikiye bile ayrılamazlar. 
    Yalnızın eşyaları, yalnızı döver. 
    Yalnızlık, Tanrı’ya mahsustur.. Yalnızlık, Tanrı’nın yanına usulsüz park 
    yapmaktır. Yalnız sever, evlenir, nurtopu gibi ülser’i ve gastrit’i olur. Yalnız 
    boşanır, çocuk annesine verilir. Hüzün babaya.  Yalnız, terliğine darılır, yastığına sarılır. Yorganına kızar, kanepede uyur.
    Yalnız çok tutumludur. Düş’ünden, tırnağından attırır… Hep içine atar. 
    Yalnız yalnızı donundan tanır. Yalnızın yedek donunda da çiçekler açar. 
    Yalnızın bindiği tüm taşıtlar, kendisinden geçer... 
    (İnsanlar konuşa konuşa yalnızlaşırlar...) 

                       Met-Üst.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder